2 Ekim 2016 Pazar

KARINCALAR VE BALIKLAR

15 Temmuz sanki hiç yaşanmadı. Haber saatleri dışında cümle televizyon kanallarımız vur patlasın çal oynasın cümbüş yapıyor. Epey de müşteri buluyorlar.
     Reyting ve rant kavgaları, verilen kısa bir aranın ardından daha bir hırsla ve şevkle devam ediyor. Paralel çete mensuplarının alaşağı edildiği makamlarda köşe kapmaca oyunu kıran kırana mücadelelere sahne oluyor. Sular çekildi karıncalar balıkları yiyor, balılar tükenince büyük karıncalar, küçük karıncaları yemeye başlayacak.
     Tarih boyunca olan şey yine tekerrür ediyor. Kutlu zaferlerin onurunu, gururunu milyonlar paylaşırken ganimetin taksiminde iş değişiyor. Sahalarda, meydanlarda esamisini göremediğimiz firmalar sundukları ürün ve hizmetlere zamlı tarife uygulayarak varlıklarını bariz şekilde ortaya koyuyorlar.
     Enflasyon tırmanıyor. O meşum gecede canını siper eden dar gelirli ve orta gelirli halk tabanı bütçesini denkleme savaşı veriyor.
     İhanet odakları kaybetti. Milli irade duvarına toslayıp kahrı perişan oldular. Millet kazandı, memleket kazandı. Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararlılığı kurtardı. Canından başka kaybedecek bir şeyi olmayanlar canını ortaya koydu. Kaybedecek çok şeyi olanlar ise bir kenara çekilip beklediler. Milletten yana gözükmedikleri gibi ihanet tarafına da mesafeli durdular. Ve şimdi parsayı toplamak için onlar da milletten yanaymış pozları vermeye başladılar. Kaybedecekleri çok şeyleri vardı.
    Darbe başarılı olduğunda en az hasarla atlatmayı, başarısız olursa daha fazla parsaya nail olmayı planladılar. Sus pus olmaları bu yüzdendi. Ağa kim paşa kim belli olsun istediler. Şimdi sular duruldu ganimet toplamakla meşguller. Vatan, millet ve bayrak gibi bir dertleri zaten hiç olmamıştı.
    Şehitlerin kemiklerini sızlatmaya hakkımız yok. Milli olmayana, bizden olmayana, genlerimizi bozmak için uğraş veren medyaya fırsat vermeyelim. İhaneti tescilli firmaların ürün ve hizmetlerinden olabildiğince uzak duralım. Mobilyada, gıdada, gazetede ve tv de seçici olalım. Gerekirse üç liralık ürüne beş lira verelim ama hainlere zırnık koklatmayalım. Verdiğimiz beş liranın hesabını şu badireden sonra yine soralım.

    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder