Elektrik, su,
internet, sabit telefon ve faturalı doğalgaz aboneliği… Hepsinde ‘kullan-öde ‘
sistemi uygulanır. Faturalandırma tüketicinin kullanım miktarına ya da
belirlenmiş bir paket aboneliği varsa ona göre yapılır. Tüketici aydan aya
ödemesini düzenli olarak yapabiliyorsa,
her iki taraf içinde al gülüm ver gülümlü bir memnuniyet doğal bir sonuç
olarak ortaya çıkar.
Tüketici hayati
ihtiyaçlar olan doğalgaz, elektrik ve su aboneliklerinde seçici olma şansından
mahrumdur. Telekom ve internet hizmetlerinde birkaç alternatif varsa da hizmet
sunucuları bir birini aratmayacak kadar donanımlıdır ve marifetli tarifeler
yordamıyla işi aynı kapıya vardırırlar. Yani tekel olmamalarının tüketiciye
getirdiği bir artı yoktur.
İnternet erişimi de zamanımızda asli ihtiyaçlar
arasında yerini almıştır. Hizmet sunucuları hizmet sundukları yurttaşları
öpücüğe boğmak için fırsat kollarlar. Firma ne kadar kurumsal ve köklüyse
tüketiciye olan tutumu da o denli köklü ve kurumsal oluyor. Türk Telekom’dan
internet hizmeti alıyorsunuz diyelim. Elli liralık ilk faturayı ödemediğinizde
ikinci fatura için tarafınıza kısa mesaj yollanıyor üç gün içinde ödemezseniz
erişim engelleme bedeli olarak da 24 lira daha ittireceğiz bilginiz olsun
diyorlar. Ve dediklerini de yapıyorlar. Toplam 100 lirayla yırtacakken gecikme
faizi ve açma kapama bedeliyle birlikte 134 liraya internetinize yeniden kavuşuyorsunuz.
Aynı uygulamalar
doğalgaz, elektrik ve suda da mevcut. Gecikme faiziyle kurtulamıyorsunuz.
Kapayacak, açacak ve onlar bunu hep yapacak. Deli Dumrul hikâyesini bilirsiniz.
Kuru bir derenin üzerine bir köprü yaptırmış bu zat, geçenden 30 akçe
geçmeyenden de döve döve 40 akçe alırmış. Kurumsal firmaların yaptıkları da
aynen budur. Vermezsen döve döve alır. Adamına muhitine ve hizmet alanına göre
bir muamele yaparlar. Seksen lira borcu olan asgari ücretli Ahmet’in
elektriğini, suyunu, gazını ve internetini kesen bu kurumsal Deli Dumrul’lar 50
bin lira elektrik, su, doğalgaz borcu olan bir holdinge ilişmezler, gel
barışalım ben sana güzellik yapayım faizini de sileyim hatta sana karta dokuz
taksite de böleyim barışalım derler.
A kurumsal firmasının asgari ücretli elemanı,
bir faturayı geciktirdi diye kendisi gibi asgari ücretli birinin elektriğini,
suyunu, doğalgazını keser, sayacını mühürler. Vazifesini yapmıştır. Aynı şeyi
bir büyük işletmeye gelince yapamaz görev aşkı orada gırtlağına bir tortu gibi
dizilir. Tornavida, pense, ya da kurbağacık anahtarı duraksar, iş göremez hale
gelir. Alet işlemez el övünmez olur. Asgari ücretli için süratle işleyen
prosedür, büyük işletmeye gelince sus pus olur, tosbağaya döner. Mesele asgari
ücretli bir çalışanın boyunu aşar, devreye azami ücretli birileri girer.
Gecikme faizine
eyvallah… Kapama-açma bedeli despotça bir Deli Dumrul’ luktan başka bir şey
değil. Tüketici Hakem Heyetleri ve dernekleri ve devletin ilgili kurumları bu
işe bir el atmalı. Bu gasp, bu modern eşkıyalık sona erdirilmeli. Adil
kullanımı gözetip internet hızını düşüren kurumsal servis sağlayıcı kendi
yaptığı adaletsizliği ve haksız Külhanbeyliği de görmeli. Devlet baba şefkat
tokadını bu gürbüz, semirmiş evlatlarına da aşk etsin artık!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder