28 Haziran 2015 Pazar

PARA TANRISI VE CENNET



Yüce Allah insanı en güzel şekilde yarattı ve onu yeryüzünde kendisine halife kıldı. Ve buyurdu ki: 'Ben insanları ve cinleri ancak bana kulluk etmeleri için yarattım.' İlkin insan Yüce yaratanın buyruğunu kabullendi ve ona bende oldu...Sonra sonra eşyayı tanıdı, icatlar yaptı, keşiflerde bulundu. Her bir nesnede yaratıcıdan bir iz buldu...Başta önemsedi... Olağanüstü, hayret verici ve mucizevi olarak nitelediği bu emareler onu kulluğa yöneltti...
Yasak meyvenin öz suyu dişlerine dokunup , tadını damağında hissetmesiyle işin rengi değişti. İlk başkaldırı, ilk isyan cennetten çıkarılmayı netice verdi...Ademoğlunun öyküsü, macerası bir küçük ısrıkla başladı...Pişmanlığı ,kaybettiği cennet yaşamını bir daha asla geri getiremedi. Toprağı işlemeye, avlanmaya ve yaşam savaşı vermeye başladı...Armut piş, ağzıma düş zamanları fi tarihine karıştı. Kavimler, kabileler, ırklar halinde yeryüzüne saçılıp, dağıldı insanlar...Fertler arası ilişkiler, kavimler arası ilişkiler kuruldu. Alış-veriş, savaş-barış süreçleri yaşandı. Hz Adem'den yüzlerce yıl sonra paranın icadı ilişkilere ve ticarete yeni bir boyut , farklı bir soluk getirdi. Paranın mucitleri ticari ilişkilere kolaylık olsun fikriyle ortak bir değer oluşturmak için bu işe girişmişlerdi. O çağlarda bir yaratılmış olarak kendilerinden binlerce yıl sonra gelecek olan nesillerin tapınacağı bir tanrı var ettiklerini hayal dahi edemezlerdi...
Yaratıcı insanı kendisine kul olması için yarattı...Kul, parayı icat etti...Sonraki kullar ise onu yüceltti, kutsadı ve tapınılacak bir tanrıya dönüştürdü. -'Ancak bana kulluk etsinler!' buyruğu zamanın ademlerinin vicdanlarında işitilmez yankılar olarak kaldı. Para Tanrısı, hükümranlığı ele geçirdi. Günün yirmidört saatinin ekser kısmı Para Tanrısı'na ibadetle ya da onun ihtişamlı krallığını tefekkürle geçiyor. Onun azametine kullar boyun eğiyor, kudretine hayran oluyor. Gaflet anında tevbelerle, fazla ibadetle Para Tanrısı'ndan af dileniyor. Onu bulan diğer kaybettiklerine ehemmiyet vermediği gibi daha fazlasına nail olacağının hülyalarına dalıyor...Onu yitiren hayata küsüyor, iflah olmaz dertlere düçar oluyor. Kimine bir adım, kimine bin adımla mukabele ediyor Para Tanrısı...Kimine de bu da benim bir kulum deyip dönüp bakmıyor bile...Kimileri gece gündüz abid ve zahid Para Tanrısı'na karşı oldukça mazbut ve muhabbetli...Kimileri biraz laçka ve fasık ve hatta tanrı tanımaz halde.
Kulların parası olduğu gibi paranın da kulları var. Kulun mu parası çoktur yoksa paranın mı kulu çoktur bunu bilemeyiz. Açık seçik ve net olan bir gerçek varsa dillendirilmese de Para Tanrı'sı toplumsal kabullenişe mazhar olmuş bir olgudur. Onun kudretine ram olmuş milyonlarca halk yığını, ülkeler, medeniyetler ve kıtalar mevcut. Yiten bunca değere karşın Para Tanrısı kudsiyetini günbegün pekiştiriyor. Takvası nispetinde kullar fevc fevc kendini paralarcasına mabedlerine akın ediyor. Fahişe iffetini onun için hiçliyor...Evlat babasını onun için kesip kurban ediyor. Siyasetçi ona mazhar olmak gayesi ile gecesini gündüzüne katıyor. Üfürükçü hocalar, hokkabazlar onu elde edebilmek arzusuyla şaklabanlıklar sergiliyor...Para el kiri olmaktan baş tacı olmaya terfi ettiriliyor...Hayat- memat ona olan muhtaciyete bina ediliyor.
Para en züğürdünden, en milyarderine her bir kulun dilinde vird olmuş...Para para para!... diye buyuran zat-ı meşhur yüzlerce yıl evvel o tanrıyı haber verip işaret etmekteymiş meğer. Şimdiki hallerimizi görse alaylı alaylı bakıp küçümser bir edayla -ne oldu... dediğime geldiniz mi ? Derdi.
Kefenin cebi yok, kefen parası var!...Paranın dini, imanı yok Para Tanrısı var!...Herkes cürmünce tapınıyor...Onun namına alıyor,satıyor, ekiyor biçiyor...Söylüyor,susuyor...Onun namına savaşıyor onun namına sevişiyor. Para için sevmek ve para için buğzedip kinlenmek... İşte Para Tanrısı'nın sadık kullarının zühdde zirvesi...
Para Tanrısı'nda kulları cezbeden , onların ruhlarına tesir eden ,onları böylesine tapındırıp kendisine ram eden kudretin esrarı nicedir ve nerden gelmektedir?...Para Tanrısı peşin çalışır...Ferah bir ev, lüks bir araba, manken gibi gibi bir eş, rüya gibi bir tatil, cennet gibi bir hayat...Sosyal yaşamda nüfuz ve itibar.... Ve daha nice nice nimetleri ölmeyi beklemeden, sorguya suale çekmeden, meşru-gayrimeşru ayrımı yapmadan en akıllıca ve en çok abid olan kurnaz kullarına peşin peşin sunar...Felaha ermiş bu kullardan mülhem aynel yakin peşin cennete şahit olan diğer kullar da imana gelir ve Para Tanrısı'na rücu eder...Ardından rüku ve ardından secde ile onun rızasını kazanmaya ve ondan gelecek cennet hayatının hayaline dalmaya başlar..

Allah'ın kulları, veresiye cenneti Para Tanrısı'nın peşin cennetine karşılık satarlar, Allah'a karşı olan vazifelerinden feragatla Para Tanrısı'nın buyruğuna hevesle girerler...Ve Para Tanrısı Yüce Yaratandan aşırdığı kullar eliyle kendi hükümranlığını pekiştirir. İnkarında peşin cehennem, ihyasında peşin cennet vaadi her bir kulun ruhunun derinliklerinde yankı bulur...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder