Haber bültenlerini
izlemek bile istemiyorum. Sırf ne olup bitiyor diye merakımdan ara sıra
bakıyorum. Haber akışı sanki belli bir formüle sadık kalınarak düzenlenmiş
gibi…
Güneydoğudan şehit
haberleri ilk haber olarak acıya, öfkeye boğuyor… Fetö ikinci haber olarak:‘
vay hainler, vay alçaklar’ dedirtiyor. Üçüncü sırada silahlı, bıçaklı kavga,
cinayet ve yaralama… Sonra cinnet geçiren bir adam ya da şiddete uğrayan bir
kadın haberi… Ardından bir ünlünün haberi... Ne giyelim ne yiyelim, nasıl
giyelim, nasıl yiyelim köşesi… En son yemeğin ardından sofraya konan tatlı
misali sevimli hayvan ya da çocuk haberleri…
Yakın bir
tanıdığınız yanınıza geliyor. Size bir iyi bir de kötü haberim var, önce
hangisini duymak istersin? Diyor. Ekseriya ilk önce kötü olanı duymak
istiyorsunuz çünkü size gereken şey ‘mutlu son’. Kötü haber sonraya kalırsa
‘mutlu son’ olmayacak.
Kötü haberin
boyutlarını baştan bilmek ve ona göre vaziyet almak istersiniz. Onu bilincinizde
yumuşattıktan sonra iyi haberin hoşluğuna sarar sarmalar, bir şekilde
kabullenirsiniz. İyi haberi de acılı bir menünün peşi sıra gelen sütlaç,
kadayıf misali sevinçle karşılarsınız.
Haber bültenleri
de aynı etkiyi yaratma eğiliminde. Tek farkı tatlı niyetine toz şeker, küp
şeker hadi biraz zorladılar diyelim en fazla havuç püresi… Dilinizdeki,
damağınızdaki ve yüreğinizdeki yanmayı, acıyı bastırmaktan çok uzak hatta alay
edermiş gibi bir ikram.
‘-İyi haber vardı da
biz mi vermedik kardeşim?’ O zaman ben almayayım, iyi haber gelince haber ver,
bir ara uğrarım.
Şu da bir gerçek
ki bu çorbada 78 milyonun tuzu var. İşin mutfağında fert fert her birimizin
payı var. Trafikte her birimiz kurallara uysak, daha anlayışlı ve hoş görülü
davransak, hız ihlali, ışık ihlali yapmasak kaza haberlerini yüzde doksan
oranında azaltmış oluruz.
Akrabalık
ilişkilerimiz, komşuluk ilişkilerimiz gerçek anlamda içten, samimi ve yakın
olsa kimin ne derdi var bilebilsek ve onu çözmeye, hiç değilse dinleyip
anlamaya çalışsak cinnet, aile içi şiddet ve belki kadın cinayetlerinin de
yüzde ellisinin önüne geçmiş oluruz.
Şimdi geriye
terör ve fetö kaldı. Terör de er geç çözülür. Haber bültenlerinde onu daha
seyrek duymaya başlarız en azından.
Fetö’ye gelince
iyimser şeyler söyleyemiyorum. Onu ayrı bir başlık altında daha sonra yazacağım.
Saygılarımla…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder