13 Şubat 2016 Cumartesi

ALDATMA ŞAKASI

   Video paylaşım sitelerinde çok tıklananlara, bir aldatma şakası yerleşti birkaç gündür. Genç bir bayan, eşine yapacağı şakayı ve detayları paylaşıyor izleyiciyle. Sonrasında şakazede eş sahne alıyor, ortalık bir anda karışıyor. Küfürler, yumruklar şaka aktörlerinden olan en yakın arkadaşı buluyor. Ve nihayet genç bayan ‘şaka şaka, vallahi sana şaka yaptık aşkooom!’ müdahalesiyle ortamı yumuşatıp yatıştırıyor.
   Binlerce tık alıyor bu video. Gazete sayfalarında, internet haber sitelerinde kendine yer buluyor. Şakaya farklı bir boyut getiriyor. Video alemine yeni bir soluk ve renk katıyor. İzliyoruz, kızıyoruz, gülüyor ve geçiyoruz son olarak…
   Şakazede eşin nevri dönüyor, muhakeme yeteneği mefluç hale geliyor ve hayvansı(!) bir iç güdüyle eşiyle aynı yatakta yakaladığı kadim dostuna kafa, göz dalıyor… O kadar öfkeleniyor, o kadar kan beynine sıçrıyor ki en yakın arkadaşının çığlığını bile duymazdan geliyor!  Çalıyor yumruğu, basıyor tokadı… Ve mahcup kızcağız bir şeyler yapmak zorunda hissediyor. ‘Şakaydı, şaka yaptık sanaaa, anlasanaaa…’  Ve şakazedemiz esas oğlan; ‘sizin yapacağınız şakaya da, size deeee….biiip!’ diyor. Kıskanç eş şakayı kaldıramıyor, aşk dolu sevgi kelebeği hanım kız onun kalbini; ‘aşkooom, cicooom, bal kabağıııuuum…’ sözleriyle yeniden kazanıyor ve iş tatlıya bağlanıyor. Ve sosyal medyanın müzmin müdavimleri olarak bizler de bunu afiyetle yiyip köşemize çekiliyoruz.
   Onlar kendi açılarından hedeflerine tam onikiden isabet olmak koşuluyla ulaşıyorlar. Video sitelerine attıkları bu film, hatırı sayılır bir tıklanmaya ulaşıyor. Bu, ulaşılacak hedefin elle tutulur, gözle görülür bir neticesi. Bir de arka planda işleyen ulaşılmış hedefler var. Muhafazakar Türk toplumunda da bu türden şakalar yapılabilirmiş yargısı oluşturuluyor. Yarın öbür gün hayatın monotonluğuna biraz adrenalin katmak isteyen insanlar, eşlerine bu minvalde şakalar icra etmeye kalkarsa şaşırmayın. Ve bu şakalar kaka olduğunda da izleyin, gülün ve köşenize çekilin olur mu?
    Bu türdeki paylaşımlar toplumun genleriyle oynama girişimidir. Konunun aktörleri bunu belki eğlence olsun diye ortaya koydu. Fakat durum, hakikaten vahim bir durum. Bağımlıların, ‘altın vuruş’ olarak tabir ettikleri ölümcül dozda bir etki yapabilecek bir durum.
   Kıskanç eş en yakın arkadaşına, tekme- tokat dalacak kadar öfkelenmiş olacak, hanım kız onu zor bela sakinleştirecek ve burnundan solumakta olan kazak erkek, bu videonun sosyal medyada yayınlanmasına müsaade buyuracak! Yer misiniz?... Çoğunuzun yiyip üstüne su bile içtiğini biliyorum. Neyse sıkmayın canınızı… Olur böyle şeyler!  Bazı balıkları oltayla, bazılarını da ağla tutarlar… Sazan olmak başka şey onu da belirtelim bu arada…
   Hayvan belgesellerinde kavgalar dişisini paylaşamamaktan, ikinci olarak da pastayı paylaşamamaktan çıkar. İnsanlar aleminde olduğu gibi… İnsan düşünen bir hayvandır der bilim insanları… Tersten okursak düşünmeyen insan aslında bir hayvandır! Dişisini kıskanmayan bir tane hayvan bile yoktur. Topluma dayatılan kıskanmama üzerine kurulu söylemler insanı, hayvanın da gerisine atma çabasından başka bir şey değildir. Ahlaki yapıda çürümeyi idealize etmiş olan medya, internet ve bilumum yayın organları nezih toplumu kokuşturmaktan başka bir hedef gütmemektedir. Bunu görmek için bakmak gerekir, gördüğünü anlayabilmek içinse üzerinde kafa yormak, düşünmek gerekir.
   İzle, beğen, gül ve lüzum görürsen yorum yap ve geç!... Sıradaki gelsin ve sen aynı işlemi tekrarla… Düşünme, akletme, fikretme ve kıymetli, ceviz içine benzeyen o mübarek beynini sakın yorma!
   Ama şunu muhakkak yap ‘nikahsız ilişkileri özendiren dizileri biz istemiyoruz! Nerde bu devlet, nerde bu millet, nerde bu rtük!’ diye sosyal ağlarda feveran et! Erdem budur. Ne kadar çok paylaşım o kadar çok ses ve etki… Bir de bakmışsın rtük sesini duyar, tv kanalları imana gelir de Rabia Edeviyya filmi, kanallar arasında paylaşılamaz olur. Sema gösterilerinden ekranlar bembeyaz olur… Çağrı filmi, yeni versiyonuyla yeniden çekilir, bir dizi olarak tv kanallarında yayınlanmaya başlar…
   Heeeeey size diyorum… Cevize benzeyen en değerli nimete biraz şans tanıyın… O ahlakı bozan dizilerin reytingini tavana sıçratan ben miyim? Kimse istemiyor, herkes şikayetçi amma ne hikmetse reytingi de bu diziler kapıyor. Sen teşnesin ahlaksızlığa, kimse sana onu zorla izletmiyor ki. Kumanda senin elinde sen zırt pırt onları zaplayıp duruyorsan rtük ne halt etsin ha?

   Bir aldatma şakası geçti video aleminden… Bizi aldatıyorlar. Bir boynuzlama şakası izlediniz, kızdınız, güldünüz ve geçip gittiniz… Hele bir bakın o boynuzlar nereye gitmiş?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder