Video paylaşım
sitelerinde çok tıklananlara, bir aldatma şakası yerleşti birkaç gündür. Genç
bir bayan, eşine yapacağı şakayı ve detayları paylaşıyor izleyiciyle.
Sonrasında şakazede eş sahne alıyor, ortalık bir anda karışıyor. Küfürler,
yumruklar şaka aktörlerinden olan en yakın arkadaşı buluyor. Ve nihayet genç
bayan ‘şaka şaka, vallahi sana şaka yaptık aşkooom!’ müdahalesiyle ortamı
yumuşatıp yatıştırıyor.
Binlerce tık alıyor
bu video. Gazete sayfalarında, internet haber sitelerinde kendine yer buluyor.
Şakaya farklı bir boyut getiriyor. Video alemine yeni bir soluk ve renk
katıyor. İzliyoruz, kızıyoruz, gülüyor ve geçiyoruz son olarak…
Şakazede eşin nevri
dönüyor, muhakeme yeteneği mefluç hale geliyor ve hayvansı(!) bir iç güdüyle
eşiyle aynı yatakta yakaladığı kadim dostuna kafa, göz dalıyor… O kadar
öfkeleniyor, o kadar kan beynine sıçrıyor ki en yakın arkadaşının çığlığını
bile duymazdan geliyor! Çalıyor yumruğu,
basıyor tokadı… Ve mahcup kızcağız bir şeyler yapmak zorunda hissediyor.
‘Şakaydı, şaka yaptık sanaaa, anlasanaaa…’
Ve şakazedemiz esas oğlan; ‘sizin yapacağınız şakaya da, size
deeee….biiip!’ diyor. Kıskanç eş şakayı kaldıramıyor, aşk dolu sevgi kelebeği
hanım kız onun kalbini; ‘aşkooom, cicooom, bal kabağıııuuum…’ sözleriyle
yeniden kazanıyor ve iş tatlıya bağlanıyor. Ve sosyal medyanın müzmin
müdavimleri olarak bizler de bunu afiyetle yiyip köşemize çekiliyoruz.
Onlar kendi
açılarından hedeflerine tam onikiden isabet olmak koşuluyla ulaşıyorlar. Video
sitelerine attıkları bu film, hatırı sayılır bir tıklanmaya ulaşıyor. Bu,
ulaşılacak hedefin elle tutulur, gözle görülür bir neticesi. Bir de arka planda
işleyen ulaşılmış hedefler var. Muhafazakar Türk toplumunda da bu türden şakalar
yapılabilirmiş yargısı oluşturuluyor. Yarın öbür gün hayatın monotonluğuna
biraz adrenalin katmak isteyen insanlar, eşlerine bu minvalde şakalar icra
etmeye kalkarsa şaşırmayın. Ve bu şakalar kaka olduğunda da izleyin, gülün ve
köşenize çekilin olur mu?
Bu türdeki paylaşımlar toplumun genleriyle
oynama girişimidir. Konunun aktörleri bunu belki eğlence olsun diye ortaya
koydu. Fakat durum, hakikaten vahim bir durum. Bağımlıların, ‘altın vuruş’
olarak tabir ettikleri ölümcül dozda bir etki yapabilecek bir durum.
Kıskanç eş en yakın
arkadaşına, tekme- tokat dalacak kadar öfkelenmiş olacak, hanım kız onu zor
bela sakinleştirecek ve burnundan solumakta olan kazak erkek, bu videonun
sosyal medyada yayınlanmasına müsaade buyuracak! Yer misiniz?... Çoğunuzun
yiyip üstüne su bile içtiğini biliyorum. Neyse sıkmayın canınızı… Olur böyle
şeyler! Bazı balıkları oltayla,
bazılarını da ağla tutarlar… Sazan olmak başka şey onu da belirtelim bu arada…
Hayvan
belgesellerinde kavgalar dişisini paylaşamamaktan, ikinci olarak da pastayı
paylaşamamaktan çıkar. İnsanlar aleminde olduğu gibi… İnsan düşünen bir
hayvandır der bilim insanları… Tersten okursak düşünmeyen insan aslında bir
hayvandır! Dişisini kıskanmayan bir tane hayvan bile yoktur. Topluma dayatılan
kıskanmama üzerine kurulu söylemler insanı, hayvanın da gerisine atma
çabasından başka bir şey değildir. Ahlaki yapıda çürümeyi idealize etmiş olan
medya, internet ve bilumum yayın organları nezih toplumu kokuşturmaktan başka
bir hedef gütmemektedir. Bunu görmek için bakmak gerekir, gördüğünü
anlayabilmek içinse üzerinde kafa yormak, düşünmek gerekir.
İzle, beğen, gül ve
lüzum görürsen yorum yap ve geç!... Sıradaki gelsin ve sen aynı işlemi
tekrarla… Düşünme, akletme, fikretme ve kıymetli, ceviz içine benzeyen o
mübarek beynini sakın yorma!
Ama şunu muhakkak
yap ‘nikahsız ilişkileri özendiren dizileri biz istemiyoruz! Nerde bu devlet,
nerde bu millet, nerde bu rtük!’ diye sosyal ağlarda feveran et! Erdem budur.
Ne kadar çok paylaşım o kadar çok ses ve etki… Bir de bakmışsın rtük sesini
duyar, tv kanalları imana gelir de Rabia Edeviyya filmi, kanallar arasında
paylaşılamaz olur. Sema gösterilerinden ekranlar bembeyaz olur… Çağrı filmi,
yeni versiyonuyla yeniden çekilir, bir dizi olarak tv kanallarında yayınlanmaya
başlar…
Heeeeey size
diyorum… Cevize benzeyen en değerli nimete biraz şans tanıyın… O ahlakı bozan
dizilerin reytingini tavana sıçratan ben miyim? Kimse istemiyor, herkes
şikayetçi amma ne hikmetse reytingi de bu diziler kapıyor. Sen teşnesin ahlaksızlığa,
kimse sana onu zorla izletmiyor ki. Kumanda senin elinde sen zırt pırt onları
zaplayıp duruyorsan rtük ne halt etsin ha?
Bir aldatma şakası
geçti video aleminden… Bizi aldatıyorlar. Bir boynuzlama şakası izlediniz,
kızdınız, güldünüz ve geçip gittiniz… Hele bir bakın o boynuzlar nereye gitmiş?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder