5 Ocak 2016 Salı

SOSYAL YALNIZLAR

  •       Sosyal ağlar; haber alma ve haber vermede televizyonu ve gazeteyi geride bıraktı.En küçük kıpırtı anında haber sitelerine ve sosyal medyaya düşüyor. Sosyla ağlar bir iletişim aracı haline geldi, günden güne de iletişim üzerindeki etkisini artırmakta. Eş-dost, akraba yakın ve uzak arkadaşlarla bu sosyal ağlar üzerinden en taze ve güncel haberleri anbean takip edip haberdar olabiliyoruz. Birisi evleniyor mu,bebeği mi olmuş,okula mı başlamış,işe mi girmiş hepsini tek tek öğrenebiliyoruz. Amcasını kaybedenden, babasını hastaneye yatırana kadar hepsinden bilgimiz oluyor. Akıllı telefonlar ve cihazlar yordamıyla o anki halimizi ölümsüzleştirip insanların beğeni ve yorumlarına sunabiliyoruz. Ahmetler maaile piknikte mangal keyfinde...Ayşe'ler kafede... Ali'ler grevde...Kazım AVM de geziyor. Necati kızını parka gezmeye götürmüş salıncakta sallıyor...Harun mutlu hissediyor...Emine yorgun...Zehra yalnız hissediyor. Mustafa amca üzgün...Sevincimizi de paylaşıyoruz,üzüntümüzü de...Salih mutsuz hissediyor. Recep filanca yerdeydi onu da biliyoruz. Sosyal ağlara takılmış balıklar gibi kıpır kıpırız...Bir farkla, balık ağdan kurtulmak için çırpınıyor... Biz, burda ben de varım, beni görün, beni duyun diye çırpınıyoruz. Bazen profil resmini değiştiriyoruz,bazen durum güncellemesi yapıyoruz....Beğenileri,yorumları ve sosyal ağdaki etkilerini görüp değişik ,yeni resimler, afilli paylaşımlarla arkadaşların huzuruna çıkmanın yollarını arıyoruz. Görsek tanımayacağımız, tanısak selam verip vermemekte tereddüt edeceğimiz sayısı yüzlerle ifade edilebilecek arkadaşlara ve geniş bir çevreye sahibiz. Can Yücel'i,Özdemir Asaf'ı,Necip Fazıl'ı ve en çok da Mevlana'yı özlü, güzel sözlerini paylaşa paylaşa daha çok bu sosyal ağlar yoluyla tanıdık ve sevdik. Aşkın incelik ve derinliğini, yalnızlığın soğuk ve serinliğini düşünürlerimizin özlü sözlerinde daha bir anlamlı ve içten hissetme fırsatı bulduk. Milli duygularımız paylaşılan ihtişamlı Türk Bayrağı resmiyle can bulup coşkunlaştı. Manevi hislerimiz Kabe resmiyle tavan yaptı, görüp beğenene oraya gitmek nasip olsun duasına nail olma hevesi heyecanımızı kamçıladı! Facebook duvarında ağlaşıyoruz. Bazen mutlu hissediyoruz, bazen yorgun,bazen mutsuz ve en çok da yalnız hissediyoruz. Profil resmimize onca beğeni gelmişken, durum güncellememize onca güzel yorum ve beğeni gelmişken biz yalnız ve mutsuz hissediyoruz. Sosyal ağlarda gülüyoruz,ağlıyoruz,düşünüyoruz ,üzülüyoruz mutlu ve mutsuz oluyoruz. Beni duyun,beni görün beni anlayın,beni anlamaya çalışın,beni anlamlandırın ,beni yorumlayın, bana hak verin beni dinleyin arzularıyla feryat figan haldeyiz. Hepimiz ağlarda sosyaliz ve hepimiz yalnız...Kendi canının derdine düşmüş balıklar gibi kıpır kıpır,telaşlı ve panik halinde...En mutlu da biziz en dertli de... Kendi derdimiz kendimize yetiyor...Mahmut piknikte mangal başı keyfi yapsın Salim , Özdemir Asaf 'ın dizeleriyle hüzünlensin. Kemal de hem onu hem onu beğnip yorumlar döşensin. Sosyal ağlara düşmeyin,arada takılın...Online olmak bir şey ifade etmez arkadaşlarınızla yüzyüze görüşün,çay için ve gerçekten bir şeyleri paylaşın bu çok daha iyi gelecektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder