- Sosyal ağlar; haber alma ve haber vermede televizyonu ve gazeteyi geride
bıraktı.En küçük kıpırtı anında haber sitelerine ve sosyal medyaya
düşüyor. Sosyla ağlar bir iletişim aracı haline geldi, günden güne de
iletişim üzerindeki etkisini artırmakta. Eş-dost, akraba yakın ve uzak
arkadaşlarla bu sosyal ağlar üzerinden en taze ve güncel haberleri anbean
takip edip haberdar olabiliyoruz. Birisi evleniyor mu,bebeği mi
olmuş,okula mı başlamış,işe mi girmiş hepsini tek tek öğrenebiliyoruz.
Amcasını kaybedenden, babasını hastaneye yatırana kadar hepsinden bilgimiz
oluyor. Akıllı telefonlar ve cihazlar yordamıyla o anki halimizi
ölümsüzleştirip insanların beğeni ve yorumlarına sunabiliyoruz. Ahmetler
maaile piknikte mangal keyfinde...Ayşe'ler kafede... Ali'ler
grevde...Kazım AVM de geziyor. Necati kızını parka gezmeye götürmüş
salıncakta sallıyor...Harun mutlu hissediyor...Emine yorgun...Zehra yalnız
hissediyor. Mustafa amca üzgün...Sevincimizi de paylaşıyoruz,üzüntümüzü
de...Salih mutsuz hissediyor. Recep filanca yerdeydi onu da biliyoruz.
Sosyal ağlara takılmış balıklar gibi kıpır kıpırız...Bir farkla, balık
ağdan kurtulmak için çırpınıyor... Biz, burda ben de varım, beni görün,
beni duyun diye çırpınıyoruz. Bazen profil resmini değiştiriyoruz,bazen
durum güncellemesi yapıyoruz....Beğenileri,yorumları ve sosyal ağdaki
etkilerini görüp değişik ,yeni resimler, afilli paylaşımlarla arkadaşların
huzuruna çıkmanın yollarını arıyoruz. Görsek tanımayacağımız, tanısak
selam verip vermemekte tereddüt edeceğimiz sayısı yüzlerle ifade
edilebilecek arkadaşlara ve geniş bir çevreye sahibiz. Can Yücel'i,Özdemir
Asaf'ı,Necip Fazıl'ı ve en çok da Mevlana'yı özlü, güzel sözlerini paylaşa
paylaşa daha çok bu sosyal ağlar yoluyla tanıdık ve sevdik. Aşkın incelik
ve derinliğini, yalnızlığın soğuk ve serinliğini düşünürlerimizin özlü
sözlerinde daha bir anlamlı ve içten hissetme fırsatı bulduk. Milli
duygularımız paylaşılan ihtişamlı Türk Bayrağı resmiyle can bulup
coşkunlaştı. Manevi hislerimiz Kabe resmiyle tavan yaptı, görüp beğenene
oraya gitmek nasip olsun duasına nail olma hevesi heyecanımızı kamçıladı!
Facebook duvarında ağlaşıyoruz. Bazen mutlu hissediyoruz, bazen
yorgun,bazen mutsuz ve en çok da yalnız hissediyoruz. Profil resmimize
onca beğeni gelmişken, durum güncellememize onca güzel yorum ve beğeni
gelmişken biz yalnız ve mutsuz hissediyoruz. Sosyal ağlarda
gülüyoruz,ağlıyoruz,düşünüyoruz ,üzülüyoruz mutlu ve mutsuz oluyoruz. Beni
duyun,beni görün beni anlayın,beni anlamaya çalışın,beni anlamlandırın
,beni yorumlayın, bana hak verin beni dinleyin arzularıyla feryat figan
haldeyiz. Hepimiz ağlarda sosyaliz ve hepimiz yalnız...Kendi canının
derdine düşmüş balıklar gibi kıpır kıpır,telaşlı ve panik halinde...En
mutlu da biziz en dertli de... Kendi derdimiz kendimize yetiyor...Mahmut
piknikte mangal başı keyfi yapsın Salim , Özdemir Asaf 'ın dizeleriyle
hüzünlensin. Kemal de hem onu hem onu beğnip yorumlar döşensin. Sosyal
ağlara düşmeyin,arada takılın...Online olmak bir şey ifade etmez
arkadaşlarınızla yüzyüze görüşün,çay için ve gerçekten bir şeyleri
paylaşın bu çok daha iyi gelecektir.
5 Ocak 2016 Salı
SOSYAL YALNIZLAR
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder