5 Ocak 2016 Salı

KÖLELER VE EFENDİLER

Kimileri ölümsüzdür!... Yaratanın mülkünde alabildiğine hür, alabildiğine özgür ve pervasızdır... Kimileri peşincidir...Veresiyeyle, taksitle işi olmaz... Alttan almak, ılımlı olmak olumlu olmak gibi bir tasayı hiç taşımazlar. Sonda söyleyeceklerini başta söylemekten çekinceleri yoktur. Dobradırlar, peşincidirler... Üst perdeden yargılarını nihai kararmış gibi muhatabın yüzüne faş ederler... Kırılan kırılsın, dökülen dökülsün, ne olacaksa varsın olsun derler... Semirmiş egolarına, ölümlülerin şaşkın ve yaralı halleri tanımsız, tarifsiz ve nihayetsiz bir haz bahşeder... Onların mini mini dertleri, minnacık kaygıları ölümsüzlerin müstehzi dudak kıvırıp onları önemsizleştirip hiçlemelerinden başka bir işe yaramaz. Dünya nimetleri varsıllığın hürmetine kendilerine ram olmuştur... Fakirin hallerini anlamsız ve beyhude bulurlar... Kendilerini bilgelik makamında, akl-ı selimin yegane tecelligahı olarak vehmederler... Her bir şeyin açık-gizli bilgisine ve tecrübesine sahip olduklarını düşünürler. Paranın satın alabileceği her şeye zahmetsizce ulaşabilirler. Yazgı onlara onların farkında bile olmadıkları geçici bir ayrıcalık taksim etmiştir... Hisselerine düşenle ahkam kesmeyi hak bilirler. Akıldanedirler, merdanedirler...Gerekli gördüklerini ihya,gereksiz gördüklerini imha ile egolarına sürekli tekrar edebilen bir tatmin yolu bulmuşlardır... Avanesi çoktur ve onlar dahi bende oldukları bu güruhun ölümsüzlüğüne iman etmeye meyyaldirler...Bir küçük övgüye mazhariyet için bin takla aşan şakşakçıları peşlerinde pervanedir...Şişkin ve gemi azıya almış egoları ekonomik ve siyasi kariyerlerinin üzerine yarı tanrı kişiliğini inşa eder... Yüce Yaratıcıdan rol çalmaya başlarlar... Kimisine merhametle ihsan ederken, kimisini de kahr-u perişan ederler...En çok secde edeni, en çok yakaranı ihya eder dünya nimetlerine garkederler... Haddi aşanları da tanrısallıklarının verdiği kudretle cezalandırırlar...Siyaseten bitirirler, ekonomik anlamda çökertirler...Yüceliklerini her daim onlara fısıldayan ve onları her daim tespih eden kullar isterler... Acizlerin, asalakların, yalakaların, dalkavukların ve şahsiyetini yitirmiş aciz kulların tapınma ritüellerinin kıblegahı olmaktan içten içe büyük bir şevk duyarlar... Kullarına Tanrılık etmekten tarifsiz hazlar alırlar... Ve Tanrı kullarını kutsar...En çok gözyaşı döküp merhamet dilenenini yarlığar, lütfuyla bezer...Nefesiyle can verir ve ona dahi bir ölümsüzlük bahşeder... Şirketinin bilmem ne müdürü yapar, partisinin bilmem ne meclisinin bilmem ne başkanlığına getirir... Ve bu ,ölümsüz Tanrının çapına ve kalibresine göre kulun vasıl olacağı ihsanlar da farklılık gösterebilir... Bir vekillik, bir bakanlık bir daire başkanlığı bir yönetim kurulu üyeliği...Ve belki de küçük bir krallık...En nihayet ölümsüzlük iksirinden bahşedilen bir damla ile yarı Tanrılık....


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder