3 Ocak 2016 Pazar

ŞAHMERAN

  Otobüs duraklarında, elektrik direklerinde sıkça rastladığım bir ilan enflasyonundan bahsetmek istiyorum. ‘Nakite mi sıkıştınız? Bankalar sizi mimledi mi? İkinci,üçüncü ,beşinci krediye mi ihtiyaç duyuyorsunuz?...Emekliye, memura ev hanımına, işsize her kim olursa olsun ayrımcılık yapmadan herkese kredi çıkarılır,bir günde sonuçlandırılır… ‘
       ‘ Kredi alamıyor musunuz? Başınız dara mı düştü? Bankaların kara listesinde misiniz? Bize ulaşın,bizi arayın anında çözelim,aynı gün  parayı cebinizde bilin…Kredi de çözüm ortağınız biziz. Biz kimseyi mimlemeyiz. Bu ve buna benzer sloganlarla tanıtım ve reklam yapıyorlar. Başı sıkışmışa, dara düşene ,naçar kalana merhem oluyor,  sıkıntılarını def edip onları huzura kavuşturuyorlar!  Kaç paraya muhtaçsın  beş bin diyelim o parayı bankanın senin  hizmetine vermesine aracılık ediyorlar…Hayırlı bir işe vesile oluyorlar…Sen oh şükür sıkıntım hafifleyecek,rahat bir nefes alacağım diye mutlu oluyorsun…Ve gönlünden kopa kopa sana yardımcı olan bu kardeşlerin payı olan meblağı bir zahmet  bayılıyorsun en az  beş  yüz tl.  Ölümü görüp  sıtmaya razı olan sendin ve o meblağı seve seve veriyorsun. Kredi miktarı büyüdükçe aracı ağabeylerin payı da büyüyor…Elli bin tl lik bir kredi kullanımının aracılık tutarı 3000-5000 tl ye kadar çıkabiliyor. Bu kardeşler senin  içine düştüğün krizi kendileri için fırsata dönüştürüyorlar. Tek kuruş yatırım yapmadan,beş kuruşluk riske girmeden…Ve devlet kasasına bir damla vergi akışı sağlamadan kendilerine bir saadet inşa ediyorlar. Maliyemiz çalışanlarından durakta otobüs bekleyen bir memur var mıdır? Bankacılık sektöründe istihdam olunan bir yetkili yahut yetkisiz çalışan var mıdır  kazaen bu ilanlardan birinin yapışılı olduğu direğe çarpıp ta o ilanı fark eden? Usulsüz  kredi vermek suçtur. Usulsüz krediye aracılık etmek suçtur…Bu aracılıktan rant sağlamak adi tefeciliktir ve tefecilik de suçtur. Cezası altı aydan iki yıla kadar  hapis cezasıdır. Bir gün haberlerde bu tarz bir aracılık işiyle uğraşanın adliye koridorlarında arzı endam etmesinin bekleyicisiyim. Denize düşenin sarıldığı yılan olmaya can atan bu kadar fırsatçı olabileceğini doğrusu bilmezdim. Bu yılanın başını ezecek devlet eline cidden ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
       Denize düşen yılana sarılır…Demek etrafta insanı kurtaracak insan kalmamıştır…Ya da denize düşen bir insana sarılmayı yılana sarılmaktan daha tehlikeli görmektedir. Çeşitlemeyi artırabiliriz. Yılanı toplum olarak yücelttik…Besledik ve büyüttük…Düştüğümüzde sarılabilecek zehirli de olsa varımız yoğumuz bir yılanımız var ve biz hep ona sarıldık. Kimse kimseden borç isteyemez oldu…Bin liraya mı ihtiyacın var? Ahmet’e, Mehmet’e  mihnet etme git bankadan iste. Seni ısırsa da canını yaksa da gün olup devran dönse bile başına kakmaz. Kardeş kardeşe borç alıp vermez oldu…Modern tefeci bankalar Şahmeran’a döndü. Geeel krediye gel, sudan ucuz almasan da bakmadan geçmeee! Hatır gönül kalmadı. Sonra da düşenin dostu olmaz…Denize düşen yılana sarılır… Borç isteme benden buz gibi soğurum senden…Git yılana sarıl…Yılan dururken neden benden istersin,hangi çağdayız arkadaşım? Yılanı yücelttik, yılanı kutsadık…Ve adet oldu ısırılıp ısırılıp yılana sarılmalarımız….ve galiba bağışıklık kazandık onun zerkettiği katmerli faiz zehrine…Faiz batağında boğulan zincirsiz kölelerden mürekkep bir topluma dönüştük…Kendimizin olmayan arabalarda yollara revan olduk…sahip olmadığımız meskenleri mülk edindik… Gergin,stresli, dalgın ve asosyal bireylere dönüştük. Caka satmak namına Şahmeranı  kanımızla,emeğimiz ve helal kazancımızla besledik te besledik.
     


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder