Ata sözlerimiz ve deyimlerimiz dilimizin, söyleyişimizin bir
parçasıdır. Gündelik yaşantımızda, sohbetlerimizde anladığımızı ve anlatmak
istediklerimizi en kestirme yoldan özetleyen veciz sözlerdir onlar. Sıkça
kullanır ve duyarız. Yaşanmış tecrübelerden süzülüp gelen bilgelik dolu
öğütlerdir ifade ettikleri şeyler. Bir çoğunu özümsemiş, benimsemiş ve
sahiplenmişizdir. Doğruluğuna ve olması gerekeni tavsiye eder
mahiyette olduğuna kanaat getirmişizdir.
Atalarımız zaman zaman olması gerekeni ifade
ederken bazen de var olan bir durumu ifşa ve aşikar etmişlerdir. Darb-ı
mesel haline gelmiş bir takım sözler var ki hal-i pürmelalimizin resmidir
adeta. Binlerce erdemi, insaniyeti, iyi ahlaklı olmayı öğütleyen
söz arasından toplumumuza mal ola ola bunlar olmuştur. Ahlaki
bulmasak da, etik görmesek de var olan bu hali kabullenmişiz, içselleştirmişiz.
İşte ‘Bal tutan,parmağını yalar.’ bu deyişlerimizden bir tanesi.
Bal tutan, parmağını yalar. Bir işin başındaki kişi o
işin nimetlerinden bir şekilde istifade eder demektir. Bal tuttun
dolayısıyle parmağına bulaştı eee yalamayacak mısın? Toplumca
kabullendik, kanıksadık, sahiplendik. Birisi bir hizmette yer almışsa onun,
mevcut imkanları kendisi ve çevresi yararına kullanmasından daha doğal
bir şey olmayacağını… Ve bir meşhur atasözümüzle de tescilledik ,masumiyet
karinesine onayı verdik, kabullenip bağrımıza bastık. O dahi bizim
evladımızdır. O dahi hor hakir görülmemelidir. Çirkin de olsa, kötü de gözükse
bizimdir ve bizim kalacaktır. Bal tutan parmağını yalayacak…tutamayan avucunu…
Filanca kişi filanca mevkide vazife almış amcasının oğlunu işe koymuş.
Gerekli levazımatı yeğeninin dükkanından tedarik ettiriyormuş.
Bundan daha doğal ne var? Şu ihaleyi şunun hısımı almış…Tabi ki o alacak. O,
balı tutanın hısımı sıradan halk taifesinden biri değil ki… Devran
değişir…Keser döner sap döner…O mübarek ,o kutsal balı tutma nöbetleri zaman
zaman el değiştirir velakin balı tutanın parmağını yalaması olgusu asla
değişmez.
Balı tutamayanımız balı sevmediğini ifade eder.
Sevenimiz ,şekerinden şikayetle uzak durmak zorunda olduğunu beyan eder.
Kimimiz balı tutanı ahlaksızlıkla itham eder. Çok azımız istisna bala sevda
vardır hepimizde… Hiç değilse bal tutanın ahbaplığı, yarenliğidir arzumuz. Biz
buyuz. Fırsat bulabilenler ve fırsat bulamayanlar ülkesi… Hepimizde bal tutma
hevesi, hepimizde parmağını yalama arzusu ve iştiyakı…Bir de kınarız hali
hazırdaki bal nöbetçilerini… En kurdumuz kuzuya sultan olur en kuzumuz
kurt olma sevdasındadır.
Tüyü bitmemiş yetim hakkı kararmış vicdanlarımızın üzerine
renk olsun diye çaldığımız boyadan ibaret bir söylem sadece. Bal
sevdalılarıyız biz… Bala aşık, baldan tatlı hevesler var kursaklarımızda.
Yeter ki fırsat geçsin elimize… Parmağını yalamak şöyle dursun kovanı
talan ederiz alimallah. Ahlakmış, erdemmiş, hakmış, hukukmuş… dem
bu demdir , o vakit bu vakittir. Fırsat ganimettir ganimet haktır deriz yer de
yeriz. Dürüstlük ve erdem tüccarlarıyız biz…alırız satarız…Atarız
tutarız…Mizacımız bu, huyumuz bu. Altta kalanın canı çıksın. Gemisini kurtaran
kaptanı elin kayığının batması hiç enterese etmez. Fırsatçılar diyarı…Fırsat
bulabilenler ve fırsat kollayanlar ülkesi.
Ömer gibi adil idareciler umarız. Öyle adil olsun ki şeriatın
kestiği parmak acımasın…Ama o şeriat de hiçbir şartta benim
parmağımı kesmesin…Çünkü bana lazım, onunla bal tutacağım ve balın tadına
onunla varacağım. Herkese adalet olsun ama bana torpilli, kaymaklı tarafından
olsun… Herkes tatlı yesin, tatlı konuşsun ama en şerbetli kısmı benim hisseme
düşsün. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarsın, o yılan herkesi soksun, bana
dokunmasın. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
İla nihaye…Bal tutan parmağını yalamasın. Hijyenden, sağlıktan
, sıhhatten bahsediyoruz her daim. El değmeden servis edilsin
hizmetler. Sadece hukukçularımız değil her bir memurumuz hakkı, adaleti ve
liyakati gözetsin. Erdemli davranış budur. Kimse hak etmediği bir vazifede yer
almasın. Araya adam sokmaya çalışan boşuna ahkam kesmesin. Torpil arayan
torpil bulmuş olana kızmasın. Yanlış olan herkes için yanlıştır. Evin hanımı
kırarsa kaza, hizmetçisi kırarsa ceza olmasın. Kazaysa o da kaza öteki de kaza
olsun. Benim adamım, senin adamın olmasın, sadece adam olsun, adam gibi olsun.
Fert fert ahlaklı, erdemli bireyler olmadığımız sürece toplumsal
huzuru ve barışı asla bulamayacağız. Bal tutan parmağını yalamaya tutamayanlar
da yalanmaya devam edecek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder