3 Ocak 2016 Pazar

BAL SEVDALILARI

  Ata sözlerimiz ve deyimlerimiz dilimizin, söyleyişimizin bir parçasıdır. Gündelik yaşantımızda, sohbetlerimizde anladığımızı ve anlatmak istediklerimizi  en kestirme yoldan özetleyen veciz sözlerdir onlar. Sıkça kullanır ve duyarız. Yaşanmış tecrübelerden süzülüp gelen bilgelik dolu öğütlerdir ifade ettikleri şeyler. Bir çoğunu  özümsemiş, benimsemiş ve sahiplenmişizdir. Doğruluğuna  ve olması gerekeni  tavsiye eder mahiyette olduğuna  kanaat getirmişizdir.
    Atalarımız zaman zaman olması gerekeni  ifade ederken bazen de var olan bir durumu  ifşa ve aşikar etmişlerdir. Darb-ı mesel  haline gelmiş bir takım sözler var ki hal-i pürmelalimizin resmidir adeta.  Binlerce erdemi, insaniyeti, iyi ahlaklı olmayı öğütleyen  söz  arasından toplumumuza  mal ola ola bunlar olmuştur. Ahlaki bulmasak da, etik görmesek de var olan bu hali kabullenmişiz, içselleştirmişiz. İşte  ‘Bal tutan,parmağını yalar.’ bu  deyişlerimizden bir tanesi.
    Bal tutan, parmağını yalar. Bir işin başındaki kişi o işin nimetlerinden bir şekilde istifade eder demektir. Bal tuttun dolayısıyle  parmağına bulaştı eee  yalamayacak mısın? Toplumca kabullendik, kanıksadık, sahiplendik. Birisi bir hizmette yer almışsa onun, mevcut imkanları kendisi  ve çevresi yararına kullanmasından daha doğal bir şey olmayacağını… Ve bir meşhur atasözümüzle de tescilledik ,masumiyet karinesine onayı verdik,  kabullenip bağrımıza bastık. O dahi bizim evladımızdır. O dahi hor hakir görülmemelidir. Çirkin de olsa, kötü de gözükse bizimdir ve bizim kalacaktır. Bal tutan parmağını yalayacak…tutamayan avucunu… Filanca kişi filanca mevkide vazife almış amcasının oğlunu işe koymuş.  Gerekli  levazımatı  yeğeninin dükkanından tedarik ettiriyormuş. Bundan daha doğal ne var? Şu ihaleyi şunun hısımı almış…Tabi ki o alacak. O, balı tutanın hısımı sıradan halk taifesinden biri değil ki… Devran değişir…Keser döner sap döner…O mübarek ,o kutsal balı tutma nöbetleri zaman zaman el değiştirir velakin balı tutanın parmağını yalaması olgusu asla değişmez.
    Balı tutamayanımız balı sevmediğini ifade eder. Sevenimiz ,şekerinden şikayetle uzak durmak zorunda olduğunu beyan eder. Kimimiz balı tutanı ahlaksızlıkla itham eder. Çok azımız istisna bala sevda vardır hepimizde… Hiç değilse bal tutanın ahbaplığı, yarenliğidir arzumuz. Biz buyuz. Fırsat bulabilenler ve fırsat bulamayanlar ülkesi… Hepimizde bal tutma hevesi, hepimizde parmağını yalama arzusu ve iştiyakı…Bir de kınarız hali hazırdaki bal nöbetçilerini… En kurdumuz kuzuya sultan olur en kuzumuz  kurt  olma  sevdasındadır.
   Tüyü bitmemiş yetim hakkı kararmış vicdanlarımızın üzerine renk olsun diye çaldığımız boyadan ibaret  bir söylem sadece. Bal sevdalılarıyız biz… Bala aşık, baldan tatlı hevesler  var kursaklarımızda. Yeter ki fırsat geçsin elimize… Parmağını yalamak şöyle dursun kovanı  talan ederiz  alimallah. Ahlakmış, erdemmiş, hakmış, hukukmuş…  dem bu demdir , o vakit bu vakittir. Fırsat ganimettir ganimet haktır deriz yer de yeriz.  Dürüstlük ve erdem tüccarlarıyız biz…alırız satarız…Atarız tutarız…Mizacımız bu, huyumuz bu. Altta kalanın canı çıksın. Gemisini kurtaran kaptanı elin kayığının batması hiç enterese etmez. Fırsatçılar diyarı…Fırsat bulabilenler ve fırsat kollayanlar ülkesi.
   Ömer gibi adil idareciler umarız. Öyle adil olsun ki şeriatın kestiği parmak acımasın…Ama o şeriat de  hiçbir şartta benim parmağımı kesmesin…Çünkü bana lazım, onunla bal tutacağım ve balın tadına onunla varacağım. Herkese adalet olsun ama bana torpilli, kaymaklı tarafından olsun… Herkes tatlı yesin, tatlı konuşsun ama en şerbetli kısmı benim hisseme düşsün. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarsın, o yılan herkesi soksun, bana dokunmasın. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.

   İla nihaye…Bal tutan parmağını yalamasın. Hijyenden, sağlıktan , sıhhatten bahsediyoruz her daim.  El değmeden servis  edilsin hizmetler. Sadece hukukçularımız değil her bir memurumuz hakkı, adaleti ve liyakati gözetsin. Erdemli davranış budur. Kimse hak etmediği bir vazifede yer almasın. Araya adam sokmaya  çalışan boşuna ahkam kesmesin. Torpil arayan torpil bulmuş olana kızmasın. Yanlış olan herkes için yanlıştır. Evin hanımı kırarsa kaza, hizmetçisi kırarsa ceza olmasın. Kazaysa o da kaza öteki de kaza olsun. Benim adamım, senin adamın olmasın, sadece adam olsun, adam gibi olsun. Fert fert  ahlaklı, erdemli  bireyler olmadığımız sürece toplumsal huzuru ve barışı asla bulamayacağız. Bal tutan parmağını yalamaya tutamayanlar da yalanmaya devam edecek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder