Seçimleri salimen atlattık. Demokrasiye ve seçme özgürlüğüne
inanan asil millet, vekillerini tayin edip Ankara’ya uğurladı. Hükümet etme bahtiyarlığını da pay etmeden
yüksek bir teveccühle tek bir partiye bahşetti. İyi dilekler, dualar ve
niyazlarla vekillerinin ardından el salladı.
Vatanım , bayrağım, ekmeğim, aşım, ezanım, Kur’anım ,yuvam ,dişi kuşum önce Allah’a sonra sizlere
emanettir dedi.
Hizmete talip
yüzlerce vekil seçim kampanyası boyunca meydanlarda, kahvehanelerde,
derneklerde, esnaf ziyaretlerinde, açılışlarda, belediye otobüslerinde,
duraklarda, metroda ve sosyal yaşam alanı sayılabilecek her bir mekanda boy
gösterdi. Cuma namazlarında, özel
günlerde, güzel günlerde, acı kaybımızın son durağı cenaze merasimlerinde
asillerin sempatisini uyandırmaya dönük samimi veya gayri samimi olarak
halkla iç içeyiz mesajı veren karelerde yer aldılar. Üç beş kişinin
biriktiği her ortam varlığını, ayan etme fırsatına çevrildi. İşlek bir caddede sıradan bir yürüyüş, büyük
bir AVM’de sıradan bir alış veriş amaca mahsup hasılatı bereketlendirdi. Gözler
çevrildi; işte içimizden biri… -Aaaa
vekil adayı yürüyor, mağazadan alış veriş yapıyor, simitçiden simit
alıyor, pet şişeden su içiyor, bardakta mısır yiyor, dilenciye para veriyor,
yaşlı teyzenin elini öpüyor… Durakta
otobüs bekliyor. Kırmızı ışıkta duruyor. Küçük kızın başını okşuyor, genç
delikanlıyla çak! Yapıyor….Vallahi bizden biri…Şu gözlerimle gördüm, şu elimle
tokalaştım na bu kulaklarımla da söylediklerini işittim. Hal hatır sordu, çay içti, oy istedi oyoyoyy…
‘Bu mutlu
günümüzde sizleri de aramızda görmekten kıvanç duyarız!’ Eskiden düğün, nişan ve sünnet merasimlerinin
klişe cümlesiydi. Seçimler geçti gitti… Kampanya döneminde henüz vekaleti
alamamış vekil adaylarını sıkça aramızda gördük hamdolsun. Hepsinden gülücük, tebessüm ve iyi dilekler, toz
pembe vaatler, hayali güzel düşler devşirdik, inşallah dedik… Kırmadık,
kırılmadık. İncinmedik razı olduk, küstürmedik iltifata boğduk. Aramızdaydılar,
bizdendiler, bizimleydiler. Aynı havayı soluduk, aynı sokağı adımladık, hatta
aynı otobüse bindik. Aynı tezgahtan simit aldık, aynı dilenciye bozukluk attık.
Aynı engelliye el uzattık. Aynı yaşlı teyzeye gülümsedik. Seslerini duyduk,
sesimizi duyurduk, önemsedik, önemsendiğimizi hissettik. Belki bazımız asilliği
bir adım öteye götürüp hesap sormaya, sigaya çekmeye bile kalktık. Kırmadılar,
celallenmediler sükunetle ve olgunlukla yanıtladılar, sabrettiler… Ne kadar da
bizdendiler ve bizim gibiydiler…Seçtik, oy verdik, meclise gönderdik. Hayırlı
uğurlu olsun.
Berduşa
sormuşlar: ‘namaz kılar mısın? ‘ -
Bayramdan bayrama! Demiş. Peki
‘şarap içer misin?’ –Akşamdaaaan akşamaaa! Vekilleri, seçimden seçime çok sık görüyoruz. Ya da
seçimdeeeeen seçimeee! Oysa onları mutlu
veya mutsuz, özel ya da özel olmayan herhangi bir günde aramızda görmekten kıvanç
duyacağız bir görebilsek! Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü
dedirtmeseler, ne hoş olurdu.
Postu meclise
serdikten gayri yüz bulabilene helal olsun. Yüz verene bin defa helal olsun.
Sayenizde buralardayım, beni sizler bu makamlara layık gördünüz, teveccühünüze
sadık kalacağım, ne gözden ne gönülden ırak olacağım diyebilseler keşke… Yine
aramızda görebilsek onları… Yeni bir yasa çıktığında, güzel şeyler olduğunda,
sevindiğimizde, üzüldüğümüzde ya da hiçbir şey hissetmediğimiz bir zamanda…
Kameralar kayıtta değilken… Halk onlar için cem olmamışken. Herhangi bir
parkta, herhangi bir sokakta, her hangi bir camide karşılaşabilsek
kendileriyle. Yine hal hatır sorsalar, gönül
alsalar, sırt sıvazlasalar, inşallah, maşallah deseler. Şu işleri yaptık, şu
işleri de yapmak için mesaideyiz… Nasıl memnun musunuz çalışmalarımızdan?
Deseler… Derler mi? Belki derler… demeliler…
İlla biri ölmeli
değil…İlla özel bir kutlama olmalı değil…Halkla iç içe, el ele, gönül gönüle olmalılar.
Bir selamı, bir kelamı çok görmemeliler. Vekalet talebiyle davrandıkları gibi
sıcak ve içten bulmak isteriz onları… Seçimdeeeeeen seçimeee değil, zaman zaman
değil ,sıkça aramızda görmek isteriz. Reklamsız, alkışsız, yaversiz… Herhangi
bir yerde ve herhangi bir zamanda yanımızda olabileceklerini bilmek isteriz.
Reyting kaygısından uzak, sebepsiz, nedensiz ve niçinsiz sizleri
de aramızda görmekten onur duyarız!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder