2 Ocak 2016 Cumartesi

BAYRAMDAAAN BAYRAMA

Seçimleri salimen atlattık. Demokrasiye ve seçme özgürlüğüne inanan asil millet, vekillerini tayin edip Ankara’ya uğurladı.  Hükümet etme bahtiyarlığını da pay etmeden yüksek bir teveccühle tek bir partiye bahşetti. İyi dilekler, dualar ve niyazlarla vekillerinin ardından el salladı.  Vatanım , bayrağım, ekmeğim, aşım, ezanım, Kur’anım  ,yuvam ,dişi kuşum önce Allah’a sonra sizlere emanettir dedi.
     Hizmete talip yüzlerce vekil seçim kampanyası boyunca meydanlarda, kahvehanelerde, derneklerde, esnaf ziyaretlerinde, açılışlarda, belediye otobüslerinde, duraklarda, metroda ve sosyal yaşam alanı sayılabilecek her bir mekanda boy gösterdi.  Cuma namazlarında, özel günlerde, güzel günlerde, acı kaybımızın son durağı cenaze merasimlerinde asillerin sempatisini uyandırmaya dönük samimi veya gayri samimi  olarak  halkla iç içeyiz mesajı veren karelerde yer aldılar. Üç beş kişinin biriktiği her ortam varlığını, ayan etme  fırsatına çevrildi.  İşlek bir caddede sıradan bir yürüyüş, büyük bir AVM’de sıradan bir alış veriş amaca mahsup hasılatı bereketlendirdi. Gözler çevrildi; işte içimizden biri… -Aaaa  vekil adayı yürüyor, mağazadan alış veriş yapıyor, simitçiden simit alıyor, pet şişeden su içiyor, bardakta mısır yiyor, dilenciye para veriyor, yaşlı  teyzenin elini öpüyor… Durakta otobüs bekliyor. Kırmızı ışıkta duruyor. Küçük kızın başını okşuyor, genç delikanlıyla çak! Yapıyor….Vallahi bizden biri…Şu gözlerimle gördüm, şu elimle tokalaştım na bu kulaklarımla da söylediklerini işittim.  Hal hatır sordu, çay içti, oy istedi oyoyoyy…
     ‘Bu mutlu günümüzde sizleri de aramızda görmekten kıvanç duyarız!’  Eskiden düğün, nişan ve sünnet merasimlerinin klişe cümlesiydi. Seçimler geçti gitti… Kampanya döneminde henüz vekaleti alamamış vekil adaylarını sıkça aramızda gördük hamdolsun.  Hepsinden gülücük, tebessüm ve iyi dilekler, toz pembe vaatler, hayali güzel düşler devşirdik, inşallah dedik… Kırmadık, kırılmadık. İncinmedik razı olduk, küstürmedik iltifata boğduk. Aramızdaydılar, bizdendiler, bizimleydiler. Aynı havayı soluduk, aynı sokağı adımladık, hatta aynı otobüse bindik. Aynı tezgahtan simit aldık, aynı dilenciye bozukluk attık. Aynı engelliye el uzattık. Aynı yaşlı teyzeye gülümsedik. Seslerini duyduk, sesimizi duyurduk, önemsedik, önemsendiğimizi hissettik. Belki bazımız asilliği bir adım öteye götürüp hesap sormaya, sigaya çekmeye bile kalktık. Kırmadılar, celallenmediler sükunetle ve olgunlukla yanıtladılar, sabrettiler… Ne kadar da bizdendiler ve bizim gibiydiler…Seçtik, oy verdik, meclise gönderdik. Hayırlı uğurlu olsun.
      Berduşa sormuşlar: ‘namaz kılar mısın? ‘  - Bayramdan bayrama!  Demiş.  Peki  ‘şarap içer misin?’ –Akşamdaaaan akşamaaa!   Vekilleri,  seçimden seçime çok sık görüyoruz. Ya da seçimdeeeeen seçimeee!  Oysa onları mutlu veya mutsuz, özel ya da özel olmayan herhangi bir günde aramızda görmekten kıvanç duyacağız bir görebilsek! Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü dedirtmeseler,  ne hoş olurdu.
     Postu meclise serdikten gayri yüz bulabilene helal olsun. Yüz verene bin defa helal olsun. Sayenizde buralardayım, beni sizler bu makamlara layık gördünüz, teveccühünüze sadık kalacağım, ne gözden ne gönülden ırak olacağım diyebilseler keşke… Yine aramızda görebilsek onları… Yeni bir yasa çıktığında, güzel şeyler olduğunda, sevindiğimizde, üzüldüğümüzde ya da hiçbir şey hissetmediğimiz bir zamanda… Kameralar kayıtta değilken… Halk onlar için cem olmamışken. Herhangi bir parkta, herhangi bir sokakta, her hangi bir camide karşılaşabilsek kendileriyle.  Yine hal hatır sorsalar, gönül alsalar, sırt sıvazlasalar, inşallah, maşallah deseler. Şu işleri yaptık, şu işleri de yapmak için mesaideyiz… Nasıl memnun musunuz çalışmalarımızdan? Deseler… Derler mi? Belki derler… demeliler…

      İlla biri ölmeli değil…İlla özel bir kutlama olmalı değil…Halkla iç içe, el ele, gönül gönüle olmalılar. Bir selamı, bir kelamı çok görmemeliler. Vekalet talebiyle davrandıkları gibi sıcak ve içten bulmak isteriz onları… Seçimdeeeeeen seçimeee değil, zaman zaman değil ,sıkça aramızda görmek isteriz. Reklamsız, alkışsız, yaversiz… Herhangi bir yerde ve herhangi bir zamanda yanımızda olabileceklerini bilmek isteriz. Reyting kaygısından uzak, sebepsiz, nedensiz ve niçinsiz  sizleri de aramızda görmekten onur duyarız!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder