2 Ocak 2016 Cumartesi

TALİH KUŞU

  Diyanet açık ve net olarak fetvasını vermiş. Milli Piyango almak kumardır ve kumar da dinen haramdır. Haram ;  Allah’ın yapılmasını kesin ve net bir biçimde yasakladığı şeylerin tümüdür. Diyanet sayısal loto, şans topu, iddia, at yarışı bahisleri tarzındaki şeylerin hepsinin kumar hükmünde olduğunu ve dinen haram sınıfına girdiğini beyan etmiştir.
     Diyanet’ de bizim Milli Piyango’da bizim. Büyük ikramiye tutarı açıklandıktan bu yana talih kuşunun kakasından medet uman milyonlar renkli hülyalara daldılar. 31 Aralık  saat 00:00’ da büyük çekiliş tvlerden canlı olarak gerçekleşecek. Şeffaf küre hafiften başlayan dönüşünü hızlandıracak, üzerinde  numaraların yazıldığı renkli topların nevri dönecek. Dönüş, son hızını bulduğunda topların üzerindeki rakamlar bile gözükmez olacak. Elinde bilet ekran başına çivilenmiş binlerce insan heyecanla bu baş döndürücü hareketin son bulmasını, sersemlemiş topların birbir  şeffaf küreden sıyrılıp çıkışını, talihli birer topa, şanslı birer sayıya dönüşmesini bekleyecek. Kalpler güm güm atarken, heyecan zirve yapacak... Hatta kimi dini bütün, kalbi iman dolu müminler Allah’a yakaracak…Allah’ım ne olur bu defa, Allah’ım lütfen bu sefer piyango bana vursun…Talih kuşu şu benim kel, garip çıplak başıma konsun!.. Ey her şeyi yoktan var edip hayat veren, ey kudreti yeri göğü kuşatan Yüce Yaratan… Halim sana malum… Bilirsin ki benim şu acı dolu yüreğim senin Lütfunla sükun bulur…Sen cömertsin ulu Tanrım!... Yere ,göğe sözün geçerken şu şeffaf kürede şuursuzca fır fır dönen, üzerinde kaderimin rakamlarını  taşıyan , portakaldan bile küçük toplara mı  geçmeyecek? Tanrım, Allah’ını seversen bir kerecik, sadece bu defalık feleğin çarkını benden yana çevir noooluuuur!
     Kamera kayıtta, spiker soruyor büyük ikramiye size çıksa ne yaparsınız? Vatandaş: ‘oğlumu evlendiririm, karımı boşarım, beş tane Suriyeli yetimi evlat edinirim. Dört tane danayı kurban eder etini fukaraya dağıtırım. Bir çıksın neler neler yaparım. Bir iş kurarım, yüz kişiye iş veririm, ekmek veririm, aş veririm hatta bayanların benden alamadığı elektriği bile paramla alırım ve beleşten veririm. Sokak hayvanları için barınak yaptırırım, camide mevlit okuttururum. Ballı Baba türbesinde 33 tane mum yakarım 54 çaput bağlarım. Mahalle camisine klima taktırırım, kahvehanemizin okey takımlarını en gıcırlarıyla değiştiririm. Mekke’den on damacana zemzem getirtir sokağın başında kendi ellerimle dağıtırım. Cuma çıkışı cami avlusunda  çiğ köfte dürüm ikram ederim. Öyle de hayır severim öyle de bonkörüm. Hatta dilencilerimiz için de bir projem var ama şimdi reklam olur, onu söylemeyeceğim.
     Yüzde doksan dokuzunu İslam dinine mensup insanların oluşturduğu bir toplumuz. Umutlar piyango, hayaller talih kuşu. Yarına dair umudumuz kalmamış, dünümüz uçup gitmiş, bu günümüz elden çıkmak üzere elde bakiyemiz bir ömr-ü heder… Güvendiğimiz dağlara kar yağmış, talih gülmemiş, felek hep kahpe çıkmış. Dünya kötülerin dünyası olmuş. Ekmeği aslan kapmış, eti it, otu at yemiş. Her yanı yalan dünya, varı yoğu talan dünya… Yaratan yaratmış sonra yer yüzüne atmış… Gün yüzü görmemiş, gözünün yaşı dinmemiş… On kişiden dokuzu hep kısa çöpü çekmiş. Kandillerdeki yakarışlardan,  daha içteni yılbaşı gecesine, piyango çekilişine denk gelmiş… Tanrı uludur, ona sığınan kuludur. Velev ki bir bilete piyango çıkması dahil  ondan niyaz olunur, cömertliği ve merhameti umulur. Yaratan yarattığını bilmez mi, onun pamuk kalbindeki ışığı görmez mi?...
       Allah’tan para iste, iş iste, eş iste , aş iste. Bolluk iste, folluk iste, yola çıkarken yolluk iste. Ama iste…İlla iste, muhakkak iste, katiyen iste, ısrarla iste, hep iste. Allah’tan sağlık, devletten aylık iste. Devlet aylığını, Allah sağlığını verir. Devlet vergisini ister, Allah kulluğunu… Sen ikisinden de kaçıp kurtulmak istersin.  Zaman zaman çıkan aflardan fayda sağlayıp vergiden yırtarsın. Kadir gecesinde de bire bin kampanyasıyla  kulluktan ve günahlardan yırtarsın. Ah bir de şu korkular olmasa… Her an ölebilirim, her an işsiz kalabilirim, birileri ayağımı kaydırabilir. Bir iftiraya uğrayabilirim. Yana yatabilirim, çamura batabilirim. Şansım yaver gitmezse, kaş yapayım derken göz çıkarırsam.
     Korkular... Kendini mısır tanesi zanneden deliye taş çıkartacak korkular… Yanlış zamanda, yanlış yerde olmanın verdiği endişeler. Doğru zamanda yanlış yerde bulunmanın verdiği acılar. Gideceği yönün tersi istikametteki metroya binmiş olmanın verdiği faydasız pişmanlıklar. Hepsi sende cem olmuş yüzde doksan dokuzun içindeki bir insan. Doğru durak, doğru istikamet ve doğru taşıtta  bulunman gerekiyor. Ankara’da deniz yok, sen vapur bekliyorsun! Şehrin göbeğinde katır sırtında otopark arıyorsun. Bir bak yaptıklarının abesliğine… Cürmün küçük , cürmün pek çok.
    Ölüm peşinde, insanlar peşinde, kabuslar peşinde. Sevenin çok, kuyunu kazanın da çok. Yüzüne gülen çok, arkandan söylenen daha çok. Çeken var, çekemeyen var. Biri bizi gözetliyor, biri seni gözetliyor. An be an gözaltındasın. Yarından emin değilsin, bu gün için şüphedesin. Ya yarın olmazsa… Gün neyi getirir, neleri götürür. Bu halde nasıl yaşanır. Sebeplere sımsıkı sarılmak, olması gereken temel doğru.  Önlemini al. Sebeplerin kölesi olma, önlemine de tapınma. Hepsi, işin formalitesi. Yaratan her bir şeyi ince bir hesapla yaratıp var etti. Senin ve benim aklımın hayalimin asla ulaşamayacağı çok ince bir hesapla ve hikmetle…
      İnna lillahi ve inna ileyhi raciun… Şüphesiz Allah’tan geldik ve şüphesiz ona döneceğiz. Unutsak, anmasak ve hatırlamasak da, bu olanı ve olacağı değiştirmez. Endişelerin pençesinde can çekişmektense O’na iltica edip sığınmak en güzelidir. Mevlana’nın  ‘Allah'a sığınmaktan daha iyi bir kale yoktur; o kaleyi kendine yurt edin.’ Dediği gibi.
      Güvenmek için güvenilir olmak elzemdir. Hem yasak olan bir işi yapıp hem de onun neticesini yasağı koyandan dilemek hırsızlığa girdiği bağın bekçisinden yardım istemek gibidir. Piyango  bileti alıp, talih kuşu için Allah’tan yardım dilemek abesliğin dambaşında saksağan vur beline kazmayı halidir. Perhizde olan lahana turşusu yemez. Lahana turşusu yiyenin perhizi yoktur.
      Mülteci pazarlık etmez. Çadır olmaz villa isterim, prefabrik olmaz, katta daire isterim demez. İltica ettiği ülke nasıl uygun görürse ona tabi olur. Mülk Allah’ındır. Dilediğince tasarruf eder. Diler saraylarda yaşatır, diler köhne bir kulübede… Sana düşen rıza göstermek. Talih onun talihi, kuş onun kuşu… Diler talihi güldürür, diler kuşu tepende uçurur. Sen talihe de kuşa da rağbet etme. Sebeplerin sebebini bil yeter. Gel! Ne olursan ol yine gel! Ama gel. Burası umutsuzluk kapısı değil. Burası eman kapısı… O’na güven O’na dayan… Perdenin ardındakini fark et öyle gel.  Eski hesapları kapat öyle gel.
     Hep gel… Gidişlerin bile hep gelmek üzere olsun. Gelişlerin hep kalmak üzere olsun. Haydi çık gel, benliğini, enaniyetini  yık gel… Ne olursa olsun yine gel… Allah bize yeter! Allah hepimize yeter… Yeter ki sen de gel!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder