18 Ocak 2016 Pazartesi

HANİ BENİM ELLİ GRAM PASTIRMAM

     Ne çok öldük, ne çok ağladık ve ne kadar az güldük. Şehit cenazeleri, kadın cinayetleri, kargaşa ve kaos… Yetmez! İğneden ipliğe katmerli zam sağanağı… Zorunlu trafik sigortasında terör, elektrik faturasında, doğalgaz faturasında terör…
    Ne çok öldük… Yollarda kazalarda, kavgalarda… Biz öle öle harcanırken kimler gayri safi milli hasıla çorbasından kepçeyle içip ‘ohh öldüm’ diyor? Memleketin başına birileri çorap örerken emekçinin emeğini kimler kuşa çeviriyor?
   74 ülkeye ihracaat yapıyoruz diye hava atan dinci(!) firmalarımız emekçisine hayatı zindan etmek için ne de çok çabalıyor. Terörü nasıl da destekliyor. Daha yaşanılabilir bir dünya böyle mi tesis edilecek? Hak, adalet emeğe saygı nerede? Köleye dönüştürülen bir toplumdan özgür düşünceler çıkar mı hiç? Dönem karımız şu diye şişinenler emekçimize de şu kadar maaş ödüyoruz diye şişinebiliyorlar mı? En lüks mekanlarda, en lüks imkanlarla zevk içinde yaşarlarken hayatla boğuşan çalışanın halini neden görmezden geliyorlar?
    Hani emek kutsaldı? Bayramlara mahsus 100 liralık gıda paketlerine mi sığdırıyorsunuz vicdanınızın sızısını?
    Ölüyü, diriyi bitirdiniz şimdi ekmeğe mi sıra geldi, ona mı göz diktiniz?  Terör her yerde… Güvenlik kulübesinde, posta kutusunda, mahalle bakkalında, köy kahvesinde, halk ekmek bayiinde…
    Terör okulda, üniversitede… Terör camide… Terör sokakta… Gecekondu mahallesinde, lüks sitede… Terör çöp konteynerinde… Terör bankada, bankamatikte… Terör gıdada, sigarada… Gerçek ve sahte rakıda… Terör mücavir alanda, otoban kıyısında, hızlı trende ve metroda… Terör kamuda, özelde ve tüzelde… Terör, aile içinde… Bayramda, düğünde, dernekte… Terör AVM’de…
    Ayrışık bir toplum var etti çarpık sistem… Rant avcılığına şehirler kurban edildi… Popülist politikalar ucube şehirler yarattı…Ucube şehirler ucube insanları türetti… Seçkin, elitist ve egoist…
    Eli kanlı terör örgütünün defteri er geç dürülecek. Elindeki kanı hep saklayan sosyal adaletsizlik terörünün hal çaresi nedir? Külhanbeylerinin ağızlarına bal çalıp, gurebanın ağzına acı biberler süren adaletsizlik terörü ne vakit bitecek?
    Şehirler katlediliyor. Tarım arazileri, orman arazileri katlediliyor. Birileri al gülüm ver gülüm yaparken toprak can çekişiyor. Birilerine hep loto vururken birileri hep kısa çöpü çekiyor.
    Ahlak erozyona uğruyor, toplum deprem sarsıntılarıyla çatırdıyor. Çöküyoruz… Birileri lale devrini yaşarken milyonlar kurtuluş savaşı veriyor. Deveyi havuduyla yutana gık demeyen devlet baba bir kürdandan garibi ipe yolluyor. Dev holdinglerin trilyonlara varan vergi borcuna kalem çeken devlet baba, küçük esnafın gırtlağına çöküyor…
    Soytarılık, yalakalık revaçta. Padişahım sen çok yaşa in, kral çıplak out!  Vatan, millet, Sakarya bir yere kadar… Hep vatan, millet, Sakarya nakaratıyla nereye kadar? Yetmişaltı milyonun kardeş olduğu hikaye… Köle ile efendi kardeş olamaz… Jokeyle atın kardeş olamadığı gibi…  At koşar, jokey kazanır. Atın ödülü üç avuç arpa, jokeyin ödülü bir deste para… Atın ve jokeyin sahibinin kazancı çuvalla… Sistem bu, çarkın işleyiş şekli bu.  At tırısa gidecek arpa yiyecek, jokey açık büfe, sahip dünya turunda sınırsız eğlence…
    Beraber yürüyelim bu yollarda, beraber ıslanalım yağan yağmurda… Şemsiyem olsa da açarsam namerdim… Ama yeter ki beraber yürüyelim. Sen bana binme, ben sana binmeyeyim. Fizan olsa gidilir, zehir olsa içilir. Ben yaya sen arabayla olmaz. Ya beni de alırsın arabaya ya da sen de inersin. Kardeşlik böyle olur. Adalet böyle gelir. Gülünecekse beraber gülelim, ölünecekse beraber ölelim. Ben ölmeyeyim sen de ağlama!
     Haydi kırın terörün belini… Halka hizmet edin hakka hizmet olsun. Kim neye layıksa, ona onu verin. Dalkavuklara, soytarılara yüz vermeyin. Gerçeği yalandan, ipi yılandan ayırın.
     Yarın çok geç olmadan sosyal adaletsizlik terörünün kökünü kazıyın! Robin Hood olmak gerekiyorsa onu da olun bizahmet. Deli Dumrul olmak yerli zalim olmaktır. Robin Hood olmak sizi gavur etmez! Sıvayın kolları ve gerçekten iş yapın…

    Sayın Başbakan, sayın bakan, sayın müsteşar, sayın amir, sayın komutan, sayın müdür, sayın patron, sayın şef… Hakkı tutup kaldırın! Gücünüz mahallenin delisine yetmesin, karşı mahalledeki Çomar’a da ilişin azıcık… Hak için, adalet için ve yüce Türk Milleti dediğiniz halk için…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder