Adam dert yanıyor: ' Onbeş gündür ev bu halde, yıllık iznim
bitti gitti bizim evin tadilatı, tamiratı bitmedi. Memlekette işini adam gibi
yapan usta kalmamış. İşi alırken ; şöyle yaparız abi böyle ederiz abi, on gün
bilemedin oniki günde cillop gibi teslim ederiz abi.. Kardeşim sen söyle şimdi
bu mu cillop gibi iş, hele bak şu fayansın haline!...Gittim fayansın en
kalitelisini aldım, kalekimin en iyisini aldım şu ustanın yaptığına bir
bak...Verdiğim paraya mı yanayım, çektiğim perişanlığa mı, ortaya çıkan şu
rezil işçiliğe mi?...Lafa gelince mangalda kül bırakmıyorlar, iş icraata geldi
mi keme de küme de kıvırıyorlar. Fayans olmadı da alçı boya iyi mi oldu? O da
ayrı rezalet...Güya bizim duvarlar çok bozukmuş alçı çekilip düzeltilmesi
gerekiyormuş. Tamam! Usta sensin ne gerekiyorsa yap dedim, parasına pazarlık
bile etmedim... Al görüyorsun duvarların halini, köşelerin yamul yumul
şeklini... Yok kardeşim bu memleket düzelmez!...Hele usta milletine hiç
güvenilmez...Şimdi nasıl helal edeyim ben verdiğim onca parayı...ben de
sokaktan toplamıyorum ki...Haram zıkkım olsun, güle güle yemesinler!... Serbest
piyasa şartlarında işini hakkıyla yapmayan layığını muhakkak bulur. İşi, ekmeği
kesilir ve bir şekilde serbest piyasa onu saf dışı eder. Adalet gecikerek de
olsa tecelli eder. Ucuz sirkeyi bala tercih eden taliplerden başka talep
edenleri olmaz...Ve zaman içinde silinir giderler. Köşe başlarını tutmuş
olanlar için serbest piyasanın yapabileceği pek fazla bir şey yoktur. Helal
kazancın geri plana itildiği, ahlaki yapının dip yaptığı zaman dilimindeyiz.
Önemli olan kazanmak, çok kazanmak ve daha da çok kazanmak olarak insanların
hedeflerinde baş köşeye oturtulmuşsa helalinden kazanmak şartının esamesi bile
okunmaz.Salla başı al maaşı zihniyetindeki kişilere helal kazancın vereceği
huzuru izah edemezsiniz. Onun başını sallayıp maaşını almaktan daha önemli bir
önceliği yoktur. Usta milletine çil çil paralar sayıp döken kamu personeli
vatandaş devleti aliyede işgal etmiş olduğu masasının, oturduğu sandalyenin
hakkını vermekte midir? Sabah sekiz, akşam beş...Şefe gülücük, müdüre selam,
Ahmet beye öpücük, doktorcuğum bana üç gün istirahat yaz...Ay başı geldi mi git
hesaptan çek ananın ak sütü gibi helal kazancını...Sonra de ki işini adam gibi
yapan usta kalmamış, bu adamların aldığı para haram!...Ey köşe başındaki resmi
kurumda çalışan zat-ı muhterem peki senin kazancın, aldığın para helal mi?
İşini layıkıyla yapıyor musun? Bu işler narin bu gün olmaz yarın deyip
vatandaşı yokuşlara sürüyor musun? Sırtını yaslayıp gerine gerine oturduğun
koltuktan yassah hemşerim! Diyor musun? Orada lutfen mi bulunduğunu
zannediyorsun? Senin işini savsaklayan usta sadece senin hakkına girerken sen
işini savsakladığında binlerce insanın hakkına girmekte olduğunun şuurunda
mısın? Aldığın paranın karşılığını verebiliyor musun? Camisine müşteri
bulamayan hoca efendi dert değil değil mi iki saf olmuş,üç saf olmuş...iş
yapmıyor diye cami kapanacak değil ya...Kendini geliştirmen için bir sebep
yok,memleketi kurtaracak olan sen de değilsin. Varsın okuduğun ezan kulak
tırmalayan bir ahenksizlikte olsun, varsın kıraatın tecvit, mahreç hatalarıyla
dolu olsun...Başında amir yok, müdür yok. Vatandaş desen zaten dinden,
Kuran'dan anlamaz...Kıldır beşi, bil işi...Ölen olursa sala, evlenen olursa dua
, gelsin ekstralar...Eh vazifen zor, yükün ağır...Hiç bilenlerle bilmeyenler
bir olur mu? Yandın sen hoca efendi...Çıktığın kürsünün hakkını vermiyorsan ve
bunun için de kaygı duymuyorsan yandın sen!...Belki müftü efendi sormaz, belki
diyanetten kimsenin haberi olmaz amma gel gör ki Allah kesin sorar. Kim nerede,
ne için bulunuyorsa onun için bulunmalıdır...Çoban koyun otlatsın, öğretmen
öğretsin, imam rehberlik etsin...Hırsız çalsın, katil öldürsün, palyaço
güldürsün...Hak isterken önce hak vermek gerek. 'Dövlet bize bahmiir!' demek
marifet değil...Sen vatandaşlık görevini yap sonrasını talep et. Ekmeden
biçmek, biçmeden ekmek olmaz. Yeniden helal kazanç yüceltilmeli...Emekçi için
de fabrikatör için de...Yaptığı işin hakkını vermeyen emekçi kazancına haram
bulaştırmıştır... Emekçinin hakettiğinden azını veren fabrikatör haramzadedir.
Korumayan polis, öğretmeyen öğretmen, gütmeyen çoban, kaytaran işçi-memur helal
kazancı ıskalamıştır. Şimdi bir soran olmasa da öbür tarafta muhakkak sorulacak
. Helalinden kazanıp, helaline sarfetmeniz dileğiyle...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder