Sosyal hayatın
her kademesinde kayıtlı-kayıtsız hiyerarşik bir yapı vardır. Askerlikte ve iş
hayatında bu hiyerarşik yapı daha belirgin ve hatları daha keskindir.
İşlerin tıkırında
gitmesi hiyerarşik düzenin iğneden ipliğe net bir biçimde kurgulanıp tesis
edilmesine bağlıdır. Halkalar arasında meydana gelecek olan bir aksama murat
edilenin tam zıddı bir neticeyi verebilir. Er erbaşa tabi olacak erbaş komutana
tabi olacak ki murat olunan ülke ve millet selameti bihakkın hasıl olsun. Memur
şefe, şef müdüre, müdür de amire tabi olacak ki kurum üstlendiği misyonu yerine
getirebilsin.
Beş yüz tane
koyunu olan bir toprak ağası en az iki tane çoban istihdam eder… İki çoban da
sürünün selameti ve ağanın yüksek menfaatini gözetmek adına dört tane Sivas
Kangal’ını istihdam eder. Ağanın ağalığının bekası sürünün selametine, yününe
ve sütüne zeval gelmemesine bağlıdır. Bu sebepten çoban seçimi mühimdir, bu
sebepten Sivas kangalı elzemdir. Verdiği sütten ve yünden mütevellit bir
koyunun dahi canı değerlidir. Çoban yeri geldi mi taş atar, yeri geldi mi
sürüyü sevk ve idare etmek adına bağırır çağırır. Hiyerarşik yapı, ağalık
düzenine halel gelmemesi adına çobanlar ve kangallar marifetiyle saat gibi
işletilir. Koyun otlar, karnını doyurur, hayat mücadelesi verir, çoban sütünü
sağar, yününü kırkar ağayı daha da ağa yapar. Ve düzen tıkır tıkır işler.
Şirketlerde,
ticarethanelerde, büyük mağazalarda, zincir bilmem nelerinde sistemin yürüyüş
şekli aynı beş yüz koyunu olan bir ağanın işini yürütüş şekline benzer.
Hiyerarşik piramitte sütü ve yünü veren en çok azara, aşağılanmaya ve karın
tokluğuna dağ bayır gezmeye mecbur bırakılır. Tepedeki bayırdakini ezer,
bayırdaki düzdekini, düzdeki de çukurdakini ezer. Birisi tavuk döner yer, bir
üst katman yanına ayran da içer, onun bir üstü et döner ve ayran ve en tepedeki
kebabın her çeşidinden patlayıncaya kadar yer, doyar. Yemenin çekimine kapılır
istifra eder bir daha yer…
Cem Yılmaz’ın
meşhur Erşan Kuneri repliği… Aşçı bahçıvanı, bahçıvan şoförü, şoför uşağı,
sonra hepsi birden uşağı… köşkte geçiyor olay.
Malikane sahibi,
mülkünde cereyan eden her bir şeyden haberdardır. Olan bitenin gayri insani ve
ahlaki olduğunu bal gibi de bilir. Söz konusu mülkün bekasıysa uşağın ızdırabı
teferruattır.
Çobanın tekeden
süt çıkaranı makbüldür. Bizde direkt tereyağı çıkaranı bile var. Yün kırkmak iş
bile değil hazır kazak çıkarmanın arge çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor…
İş hayatı, köşkte
yaşanıyor…