Olumlama … olumla mı olumlama mı? Bütün
mesele bu işte. Me ma ekleri olumsuzluk bildirir. Olumla dersen o da emir
kipinde bir sözcüktür. Şimdi gel çık işin içinden. İş hayatım ve iş yerimle ilgili yapmış
olduğum bütün olumlama denemeleri muhataplarımın
çok basit sıradan ve olagelen davranışlarıyla bir anda uçup gidiyor. Tezlerim
ve inşa ettiğim olumlama kulesi devriliyor. Ve ben her defasında o enkazın
altında kalıyorum. Yanlış yaptığım bir şeyler var diye düşünüyorum.
Burada kendimi kişisel gelişime tabi
tutacak önermelerde bulunmak istemiyorum. Bu gün bu akşam ve hatta dünden beri
mani olamadığım ve olmak da istemediğim bir iç çekiştirme ve dedi kodu seansı
yapacağım. Malumum iş yerindeki tadilat
ve yenileme çalışmaları devam ediyor. Hazretlere karşı duyarlığımın ve ön
sezgilerimin zirve yaptığı bir dönemdeyim. İçinde bulunduğum aşama idrakinde
olduğum hali özetleyen cümle ‘ ne yaptımsa yine de yaranamadım, çabalarım
gayretlerim ve sergilediğim öz veri taltif ve takdir olarak karşılığını
bulamadı.’ Taltif takdir ve şükran
hislerinin dile getirilmesinden de feragatla hoşnut bir yüz yerine asık bir
suratla yüz yüze gelmek gibi bir sonuçla karşı karşıya kaldım. Şimdi olumlama yapalım… İşimi
seviyorum…patronumu seviyorum…yaptığım işten tarifsiz bir enerji alıyorum ve
kendimle gurur duyuyorum. Sesler beton
duvarda asabi ,agresif yankılar yapıyor ve tekrardan negatif iyonlar olarak
bana rücu ediyorlar. Hanfendi hazretlerinde bir surat bir surat…Sanki gecesini
benimle geçirdi de hiç tat bulamadı ve üstelik tatlı uykusunu ziyan etti havası
var. Ben alçı işinden çok fazla anlamam…elimden geleni yapıyorum…ve size
verebileceğimin en iyisini vermeye gayret sarfediyorum…işin yavaş yürüdüğünü
ben de bilmekteyim…sonuç yerine azıcıkta benim
çabamı görmeyi deneseniz!... Süreç içinde yaşadığım stres ve gerginlik
yetmez gibi hoşnutsuz nidalarla üzerine tuz biber ve sos eklemekle
meşguller. Sanki mecburum ve sanki
köleyim… Efendilerimi hoşnut etmeye çalışan bir soytarıyım ve onların müstesna
taltiflerinin ve alkışlarının yüzlerinde belirecek gülümse emaresinin dört gözle bekleyeniyim. Onlar alkış tutacak ve
soytarı buna mutlu olup şaklabanlıklarını daha bir zevkle ve daha bir içten
yapmaya devam edecek…Soytarının yaşama gayesi ve sarayda tutulma sebebi
bu…güldüremezse başarısız olacaktır ve saraydaki vazifesinden ve
ekmeğinden edildiği gibi kellesini yitirme tehlikesiyle de karşı karşıya
kalacaktır. Soytarı gülmek ve güldürmek zorundadır. Somurtkan hazretler
soytarının yaşam enerjisini egolarına meze yapmışlardır.