5 Eylül 2012 Çarşamba

SEN BİLMEZDİNKİ


   Bu gün seni gördüm.20 yılın ardından ilk defa ummadığım bir anda en hesapsız zamanda seni gördüm. Masada bir başıma ve yalnız  otururken ,kapıya yönelen iki insan siluetinden birsinin sen olabileceği ihtimalini bilemeden seni gördüm…Yalnız gelsen tanıyamazdım bile…Babanı tanıdım…yaşlanmıştı ve yanındaki muhakkak sendin…Karmakarışık oldum…Baban beni tanımadı…ya da tanışlık vermek istemedi belki de…Heyecanım katmerlenirdi sen filancanın oğlu filanca değil misin deseydi…ve ben aşikar olurdum  sana…Yine aşikardım eminim…ama aramızdaydı bu sadece…sen benim seni  tanımadığımı farz ettin…ben benim tanınmadığımı vehmettiğimi düşündürdüm sana…        (Hem tanışıklık versen ne olacaktı ki?)
   Kısacık bir ziyaretti bu…bir şey sormak için düşmüştü yolunuz…Mahallenizin eski sakini olduğumu bilmeden dalıvermiştiniz içeri…Yıllar ne çok şey çalmıştı senden…Kalbimden Sezen Aksunun firuzesi  sessiz bir mırıltı halinde akıp geçti…Sahi hatıratında benden aldığın  iki mektubun izi kaldı mı hiç?Hayır ilkini almamıştın; saçmalama ben seni  temiz aile çocuğu olarak biliyorum öyle kal…bir daha karşıma bu şekilde sakın çıkma deyip reddetmiştin…Oysa o mektubu sana verebilmek için bin kez prova yapmıştım ben…Bir dakika bakar mısın? Cümlesini sarfedebilmek için  bin defa dilimle tekrar etmiştim o cümleyi de apansız çıkıvermişti ağzımdan…sonrasındaki sözleri söyleyen ben değildim sanki…heyecandan neyi nasıl söylediğimi tam olarak hatırlamıyorum bile…Gençliğimin ilk sükut-u hayalini yaşatmıştın bana…Lacivert süeterin üzerinde gri hırkan ve simsiyah uçuşan saçların vardı…Baharın ortasıydı zemheri ayazını yaşatmıştın…Toydum…gençtim ve sen çok güzel,alımlı,çekici ve havalıydın…Aşkın en safi ve sadesiydi sana sunduğum arzuhalim…Ferdi tayfurun şarkılarıydı sana hissettiklerimin tercümanı…Toprak yoldan Çankırılı mustafagilin evi hizasında senden ayrılırken bir enkazı yüklemiştin genç, toy ama zayıf omuzlarıma…Kolaydı reddetmek senin için.Karınca yuvası gibi yıkılıp dağıldı hayalerim,ümitlerim.Daha 16 yaşındaydım…delikanlıydım…ilk kaybedişimdin…ilk yenilgim…ve ilk aşkımdın sen…
    Kendimi toparlamam tam bir buçuk yıl sürdü…Seni zihnimden çıkarmayı başaramamıştım.Binde bir şansım dahi olsa bunu denemeliydim.Okulu bırakmıştın ve hemen mahalle camiinin yanıbaşında bir gecekonduda açılan dikiş nakış kursuna gittiğini öğrendim yengemden…Aynı  gruptaymışsınız…İkinci mektubu yengemi elçi edip sana ulaştırmıştım. Sana karşı hissettiğim tüm duyguları iki sayfalık mektuba sığdırmaya çalışmıştım…Ve sen  yazıya dökme gereği bile hissetmeden sert bir dille ret cevabını iletmiştin bana…yaşım on sekiz olmuştu aynı deprem ikinci defa her şeyimi başıma yıkmıştı…Neler hissettiğimi bilemezdinki.Tamamen yitirmiştim seni…Değil senli bir hayal semtinden geçmeye cesaretim kalmamıştı…Bir sızı olarak kalmıştın yüreğimin derininde…Ne çok sevmiştim seni…
    Yıllar sonra ilk defa gördüm seni…Yanında baban olmasa sen olduğunu bilmezdim gördüğüm kişinin.Yıllar ne çok şey alıp götürmüştü senden…Orta yaşlı bir kadındın şimdi…Gözlerinde ondördündeki kızın şımarık coşkusunu aradım...saçlarının yakan parıltısı bile sönmüştü…Şuh simandan eser kalmamıştı,yorgunluğun izlerini buldum yüzündeki çizgilerde…Simsiyah gözlerinde solgun bakışlar gördüm…hayat sana da vermemişti istediğini…Paylaşacak hiçbir şeyimiz olmasa da senden duymak isterdim yaşadıklarını…ve uzun uzun anlatmak isterdim sana hayat hikayemi…Seni kaybederek başlamıştı hayat kavgam…aynı kavga devam etmekte hala…Seninle görülecek bir hesabım yok…sadece….sadece…ilk kaybettiğimsin…ilk aşkım ve geri kazanılamayacak olan yenilgimsin bunu bil isterdim…Küçük dünyam senden ibaretti…her şarkıda sen canlanırdın…her sigarada sen tüterdin…Baharın cıvıltısı sendin…İçimi ısıtan hayalindi…Gözümden akan yaşta sendin…dudağımdaki gülümseme de sen…Aşktın…aşkımdın…ümitsiz,mecalsiz amansız aşk.Söz seninle başladı,şiir seninle mısralara düştü…kalemim seni yazdı yüreğim senin için çarptı.Sen bilmezdin bunların böyle olduğunu…Güzeldin hem de çok güzel.Peşinde pervaneydi aşkına amade delikanlılar…Padişah kızı sendin ben bir garip keloğlan.Her yenilginin adı sen oldun…Ümitte sendin korkuda sen.İsteyerek sevmedim seni…müptelan olmuştum.Kara gözlerine bağlamıştım güneşin doğuşunu,baharın gelişini…Sen bilmezdinki…